![]() |
Forumdan Yararlanmak İçin Önce Geyik Merkezine'e Üye olman Gerekiyor.Buraya Tıklayarak Ücretsiz Üye Olunuz.
| ||||||||
| Takıl Kafana Göre Minareyi çalan kılıfını hazırlar derler. Siz konunuza kılıf bulamadınız mı ?? O zaman buyrun TKG 'ye :P |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Super Moderator | Demokrasi Koyunlara Lüzumlu Bir Şey Değil Ahali olarak siyaseten “koyun gibi uysal” olabiliriz ama bu demokrasimize “çoban katkısı” gerektirmez.. Aysun Kayacı’yı dava edecek olan demokratik çobana bu yüzden ihtiyaç yok.. Çünkü bu demokrasi denen meret koyunlardan önce bize lazım.. Aferin magazincilere.. Aysun Kayacı yüzünden tekleyen demokrasimizin yolunu açacak formülü buldular.. Nasıl tedarik ettilerse? Aysun Kayacı’nın ağzından çıkan “Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi?” lafından hissiyatı incinen bir çoban buldular.. Sürü sahipleri ayda bin lira maaşa davar güdecek adam bulamazken, politik hassasiyeti yüksek bir çobanı bulup magazin programına çıkarmak başarıdır.. *** Ben arada bir bizim magazincilere bulaşırım.. Elin adamına çuvaldızı süngü gibi dürterken iğneyi arada bir kendimize batırmayacak mıyız? Bulaşmam odur.. Onlarda da “mesleki hassasiyet” çok yüksek olduğundan anında tepki geliyor.. “Bunu bize nasıl yapar? Biz vaktiyle onun askerleri değil miydik?” Estağfurullah.. Kimse benim askerim değildi.. Herkes patronun askeriydi.. Maaşları da o patron veriyordu.. Yani aramızda bir silah arkadaşlığının yıkılmaz hatırı yok.. KURŞUNU YEDİK Ayrıca diyelim ki öyleydi.. Hassas magazincilerin deyimi ile benim manevi anlamda askerlerimdi.. Teşbihte kusur olmaz.. Ben yazı işlerinde görev yaparken hepimiz “haber cephesinde” vuruşuyorduk.. Bunlar hasımlara sıkılan kurşunun aynısını bana da sıktılar.. Kırk yaşlarını süren bir hanım tiyatrocu arkadaşımla konsere mi ne gitmişiz.. Yan yana oturmuş, şarkı türkü dinliyoruz.. Becerip, benim uyuklamayan bir halimi gösteren fotoğrafımı çekmişler.. Ben boş gözlerle sahneye bakıyorum.. Kırklı yaşlarını süren arkadaşım da öyle oturuyor.. Bu halimiz haber olmuş.. Altı sütun fotoğrafın altında tren yolu gibi bir de başlık.. “Selahattin Duman’ın çıtırı..” Bu güzellikler aleminde “çıtır” diye payımıza düşenin kırklı yaşlarda bir potansiyel SSK emeklisi olmasına mı yanayım? Yoksa kendilerini “onun askeriydik” diye tarif eden silah arkadaşlarım tarafından cephede sırtımdan vurulduğuma mı? Cevabı o gün de veremedim, bugün başıma gelse yine veremem.. Magazin dünyası ile silah arkadaşlığımız budur.. Arada bir onları didiklememin “meslek etiği” açısından bir sakıncası yoktur.. Dönelim çoban meselesine.. Magazin dünyamızın demokrasimize bir armağanı olan “hassas çoban” nasıl bir katkıda bulunmuş, ona bakalım.. Magazincilerimizden birileri bulmuşlar demokratik çobanı.. Başına koşuşturmuşlar.. Aysun hanım benim canım’ın laflarını “Sizin için şöyle şöyle dedi..” diye yetiştirmişler.. Adım gibi eminim.. Çoban da bütün demokratlar gibi boş boş bakmıştır.. Boş bakması “so what” diyemediğinden.. “Yani abi ne?” diye soramadığından.. FİŞTİKLENMİŞ Magazinciler madem çoban fiştiklemeyi akıl etti.. Çoban “Eeee!” dediğinde yapılacak işi de mutlaka akıl etmişlerdir.. Aysun kızı illa ki çobana teslim edecekler.. İnfazı hukuki yoldan yapacaklar.. Sen istediğin kadar “Çobana verme kızı.. Ya koyun güttürür ya kuzu..” de dur.. Karar verilmiş, kalem kırılmış bir kere.. Çoban belletilmiş lafları söylüyor.. “Kimse Türk çobanını küçük göremez.. Benim oyuma laf edemez.. Onu mahkemeye vereceğiz.. Hesap soracağız..” Ardından gelsin programın anons çığlıkları.. “Flaş.. Flaş.. Flaş.. Dağdaki Çoban Aysun Kayacı’yı mahkemeye veriyor.. Az sonraaa!” Buyur buradan yak! Zaten mahkemelerde birikmiş on iki milyon, yoksa on beş milyon mu ne dava dosyası var.. Bunlarla boğuşan adalet sistemine “işgüzar magazinci-demokrat çoban” işbirliğinden katkı olarak bir saçma sapan dosya daha? *** Ama kabahat sadece bu işgüzarlarda değil.. Adalet sistemini “ıvır zıvır davalarda” bedava işleten kafada.. Bu ahali her şeyin suyunu çıkarmaya hazır.. Sen yeter ki suyu çıkarılacak bir mevzu ver.. Dünya kuraklıktan kavrulsa bir o çıkardığımız suyla “beşe seli” yaratırız.. Memlekette her dört kişiden ikisinin birbirleri ile davalı olması bundandır.. İş bir dilekçeye mi bakıyor? Artık on altı kuruşluk damga pulu da yok.. “Seni dava ettim gitti..” SAVUNMAYA KATKI O demokratik çoban dava açmadan kaybettiğinde başına ne geleceğini bilecek ki.. Davanın görüldüğü mahkemenin bina masrafından, elektrik su giderine.. Mübaşirden hakim maaşına kadar tüm masrafın payına düşenini ödeyecek.. O zaman görürüm onun hassasiyetini.. Bütün medeni ülkelerde sistem bu.. İnsana karşı işlenenler yani cinayetti, darptı, gasptı ağır suçlar için savcılar gerekeni yapıyor.. Hakeza uyuşturucudan teröre kadar ne tür suç varsa orada da top savcılarda.. Yani kamuda.. Ama “ihtilaftı, alınganlıktı, ticari anlaşmazlıktı..” bunlar söz konusu oldu mu “Bastır masrafı, davan görülsün” diyorlar.. “Aysun-Çoban” meselesinin bize öğreteceği de budur.. “İşgüzar magazinci-demokrat çoban” işbirliğinin dava yükünü kim karşılayacak sorusuna verilecek doğru cevapta, adli sistem için hayır vardır.. *** Milyonlarca dava dosyası.. Yedi sekiz senede çıkan karar.. Geciktiği için bir işe yaramayan adalet.. Sen yüz bin yeni hakim ata.. On bin yeni mahkeme kur.. Bu yük böyle bitmez.. Hükümet adamları bunu bir düşünsün.. Öte yandan çobanın birinin açtığı davanın mahkeme celbi eninde sonunda Aysun hanım benim canım’ın önüne gelecek.. O da yapacağı savunmayı düşünsün.. Bu konuda düşündüklerimi daha önce yazmıştım.. Bulsun o yazıyı.. Savunmasına katsın.. Ne demiştik o yazıda? Aysun kızın “oy meselesinde” söyledikleri, Atatürkümüz’ün “dağdaki ile bağdakinin oyu konusunda düşündüklerine” tıpa tıp uyuyor.. O da dağdakinin oyu kafa karıştırmasın diye iki seçmenli seçim yaptırırdı.. Meclis’e girecekleri dağdaki çobanın oyu değil, seçmen-i sani denilen “ikinci seçmenlerin” oyları belirlerdi.. Bunları bilelim.. Aysun kıza mahkeme marifeti ile kuzu güttürmeyelim.. Selahattin Duman - 18.04.2008 - Vatan Gazetesi Sadece Üyeler konuyu görebilir. Üye Ol...]
__________________ Sesin ve yüzün çok masumdu ben yanlıştım sen doğru Kimse uyanıp yeni biri olamaz anlayamadığım tek bulgu Acaba neden diye sayıklarken zihnime istemsiz sorgu Farkına varamadık aynıydık yüzlerimizde hep korku ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
| | |
| Site İçi Arama |
Site İçi Arama |
| | #2 (permalink) |
| Süper Moderatör Üyelik tarihi: Oct 2007 Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 10,926
Thanks: 71 Thanked 137 Times in 77 Posts
Ruh Halim: | magazinciler çıkan malzemeye bakıyo zaten vatandaş incinmiş kime ne ![]()
__________________ ![]() "Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşmasıyla mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, aynı esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim.." |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Senior Member Üyelik tarihi: Jun 2008 Bulunduğu yer: yozgat
Mesajlar: 308
Thanks: 0 Thanked 0 Times in 0 Posts
Ruh Halim: | kavun-karpuz bile seçmekten aciz halkım kendini yönetecek olanı aynı maharetle (tokatlamak ve dibini koklamak suretiyle) seçiyor.seçim sandığından daha çok ''var mısın yok musun'' yarışmasındaki sandıklarla ilgilenen güzide ulusum aynı kadercilikle kutumdan büyük çıksın diye dua ediyor.hak edildiği gibi yönetilen milletim yönetiliyor ama arada kaynayanlar sinir sahibi oluyor,olmadı alıp başını terki diyar ediyor..bize düşen de 'devilish gibi ''aman ppppp'' demek oluyor...alkışlıyorum Konu climax tarafından (07-09-2008 Saat 10:28 PM ) değiştirilmiştir.. |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Super Moderator | harbiden ya iki aşamalı seçime niye geçmiyoruz milletvekili seçecekleri seçelim daha mantıklı olur bu arada devilish banın kalktığında söyle aman pppppp ne ?
__________________ Sesin ve yüzün çok masumdu ben yanlıştım sen doğru Kimse uyanıp yeni biri olamaz anlayamadığım tek bulgu Acaba neden diye sayıklarken zihnime istemsiz sorgu Farkına varamadık aynıydık yüzlerimizde hep korku ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Senior Member Üyelik tarihi: Aug 2008 Bulunduğu yer: dünyanın MERKEZİNDE
Mesajlar: 930
Thanks: 0 Thanked 0 Times in 0 Posts
Ruh Halim: | magazinciler sadece işine bakar vatandaşı düşünen yok zaten
__________________ Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı. Alphonse Karr |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Junior Member Üyelik tarihi: Aug 2008 Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 91
Thanks: 0 Thanked 0 Times in 0 Posts
Ruh Halim: | magazincilerin gündem yaratmak için bu insanları kullanmaları saçma ama bu gündemler kimilerinin de işine geliyor.onlar olur olmaz işlerini götürürken milletin de kafası bunlarla meşgul.alemin keyfi yerinde yine maşallah...
__________________ silgi kullanmadan resim çizme sanatına hayat denmektedir.. |
| | |