GeYiK MeRKeZi FoRuMu  
Geyik forumvideo mail
Geri git   GeYiK MeRKeZi FoRuMu > Kültür Sanat > Şiir

Şiir Şair kardeşlerin yeri

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 16 Aralık 2007, 18:39   #1
mesutt
Guest
 
mesutt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart nazım hikmet şiir arşivi...

nazım hikmet şiir arşivi...

nazım hikmet şiir arşivi...

1.

Sedirde al yeşil, dal dal Bursa ipeklisi,
duvarda mavi bir bahçe gibi Kütahyalı çiniler,
gümüş ibriklerde şarap,
bakır lengerlerde kızarmış kuzular nar idi.
Öz kardeşi Musayı ok kirişiyle boğup
yani bir altın leğende kardeş kanıyla aptest alarak
Çelebi Sultan Memet tahta çıkmış hünkâr idi.
Çelebi hünkâr idi amma
Âl Osman ülkesinde esen
bir kısırlık çığlığı, bir ölüm türküsü rüzgâr idi.
Köylünün göz nuru zeamet
alın teri timar idi.
Kırık testiler susuz
su başlarında bıyık buran sipahiler var idi.
Yolcu, yollarda topraksız insanın
ve insansız toprağın feryadını duyar idi.
Ve yolların sonu kale kapısında kılıçlar şakırdar
köpüklü atlar kişner iken
çarşıda her lonca kesmiş kendi pirinden ümidi
tarumar idi.
Velhasıl hünkâr idi, timar idi, rüzgâr idi,
ahüzar idi.

2.

Bu göl İznik gölüdür.
Durgundur.
Karanlıktır.
Derindir.
Bir kuyu suyu gibi
içindedir dağların.

Bizim burada göller
dumanlıdırlar.
Balıklarının eti yavan olur,
sazlıklarından ısıtma gelir,
ve göl insanı
sakalına ak düşmeden ölür.

Bu göl İznik gölüdür.
Yanında İznik kasabası.
İznik kasabasında
kırık bir yürek gibidir demircilerin örsü.
Çocuklar açtır.
Kurutulmuş balığa benzer kadınların memesi.
Ve delikanlılar türkü söylemez.

Bu kasaba İznik kasabası.
Bu ev esnaf mahallesinde bir ev.
Bu evde
bir ihtiyar vardır Bedreddin adında.
Boyu küçük
sakalı büyük
sakalı ak.
Çekik çocuk gözleri kurnaz
ve sarı parmakları saz gibi.

Bedreddin
ak bir koyun postu üstüne
oturmuş.
Hattı talik ile yazıyor
"Teshil"i.
Karşısında diz çökmüşler
ve karşıdan
bir dağa bakar gibi bakıyorlar ona.
Bakıyor :
Başı tıraşlı
kalın kaşlı
ince uzun boylu Börklüce Mustafa.
Bakıyor :
Kartal gagalı Torlak Kemâl..
Bakmaktan bıkıp usanmayıp
bakmağa doymıyarak
İznik sürgünü Bedreddine bakıyorlar..

9.

(...)
En yumuşak, en sert,
en tutumlu, en cömert,
en
seven,
en büyük, en güzel kadın :
TOPRAK
nerdeyse doğuracak
doğuracaktı.
Sıcaktı.
Bulutlar doluydular.
Nerdeyse tatlı bir söz gibi ilk damla düşecekti yere.
Birden-
-bire
kayalardan dökülür
gökten yağar
yerden biter gibi,
bu toprağın verdiği en son eser gibi
Bedreddin yiğitleri şehzade ordusunun karşısına
çıktılar.
Dikişsiz ak libaslı
baş açık
yalnayak ve yalın kılıçtılar.

Mübalâğa cenk olundu.

Aydının Türk köylüleri,
Sakızlı Rum gemiciler,
Yahudi esnafları,
on bin mülhid yoldaşı Börklüce Mustafanın
düşman ormanına on bin balta gibi daldı.

Bayrakları al, yeşil,
kalkanları kakma, tolgası tunç
saflar
pâre pâre edildi ama,
boşanan yağmur içinde gün inerken akşama
on binler iki bin kaldı.

Hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi işleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı incirleri hep beraber yiyebilmek,
yârin yanağından gayrı her şeyde
her yerde
hep beraber!
diyebilmek
için
on binler verdi sekiz binini..

Yenildiler.

Yenenler, yenilenlerin
dikişsiz, ak gömleğinde sildiler
kılıçlarının kanını.
Ve hep beraber söylenen bir türkü gibi
hep beraber kardeş elleriyle işlenen toprak
Edirne sarayında damızlanmış atların
eşildi nallarıyla.

Tarihsel, sosyal, ekonomik şartların
zarurî neticesi bu!
deme, bilirim!
O dediğin nesnenin önünde kafamla eğilirim.
Ama bu yürek
o, bu dilden anlamaz pek.
O, "hey gidi kambur felek,
hey gidi kahbe devran hey,"
der.
Ve teker teker,
bir an içinde,
omuzlarında dilim dilim kırbaç izleri,
yüzleri kan içinde
geçer çıplak ayaklarıyla yüreğime basarak
geçer Aydın ellerinden Karaburun mağlûpları..

10.

Karanlıkta durdular.
Sözü O aldı, dedi :
"- Ayasluğ şehrinde pazar kurdular.
Yine kimin dostlar
yine kimin boynun vurdular?"

Yağmur
yağıyordu boyuna.
Sözü onlar alıp
dediler ona :
"- Daha pazar
kurulmadı
kurulacak.
Esen rüzgâr
durulmadı
durulacak.
Boynu daha
vurulmadı
vurulacak."

Karanlık ıslanırken perde perde
belirdim onların olduğu yerde
sözü ben aldım, dedim :
"- Ayasluğ şehrinin kapısı nerde?
Göster geçeyim!
Kalesi var mı?
Söyle yıkayım!
Baç alırlar mı?
De ki vermeyim!"

Sözü O aldı, dedi :
"- Ayasluğ şehrinin kapısı dardır.
Girip çıkılmaz.
Kalesi vardır,
kolay yıkılmaz.
Var git al atlı yiğit
var git işine!.."

Dedim : "- Girip çıkarım!"
Dedim : "- Yakıp yıkarım!"
Dedi : "- Yağış kesildi
gün ağarıyor.
Cellât Ali,
Mustafayı
çağırıyor!
Var git al atlı yiğit
var git işine!..."

(...)

14.

Yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.

Yağmur çiseliyor,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.

Yağmur çiseliyor,
Serezin esnaf çarşısında,
bir bakırcı dükkânının karşısında
Bedreddinim bir ağaca asılı.

Yağmur çiseliyor.
Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
Ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin
çırılçıplak etidir.

Yağmur çiseliyor.
Serez çarşısı dilsiz,
Serez çarşısı kör.
Havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.

Yağmur çiseliyor.


-MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN
VE HANIMELLERİ-
O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz :
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..




-RUBAİLER-

BİRİNCİ BÖLÜM

5

Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle.
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...

6

Öptü beni : "- Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır," - dedi.
"Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır," - dedi.
"İster gökyüzünde seyret, ister gözlerimde :
"körler onları görmese de, yıldızlar vardır," - dedi...

7

Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece
pırıldamakta devâmedecek ben basıp gidince de,
çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı
ve bende bu aslın sureti çıktı sadece...

8

"- Paydos..." - diyecek bize bir gün tabiat anamız, -
"gülmek ağlamak bitti çocuğum..."
Ve tekrar uçsuz bucaksız başlayacak :
görmeyen, konuşmayan, düşünmeyen hayat...

9

Ayrılık yaklaşıyor her gün biraz daha,
güzelim dünya elvedâ,
ve merhaba
k â i n a t . . .

10

Balla dolu petek
yani gözlerin güneşle dolu...
Gözlerin, sevgilim, gözlerin toprak olacak yarın,
bal başka petekleri doldurmaya devâmedecek...


İKİNCİ BÖLÜM

1

"- Şarapla doldur tasını, tasın toprakla dolmadan," - dedi Hayyam.
Baktı ona gül bahçesinin yanından geçen uzun burunlu, yırtık pabuçlu adam:
"- Ben, bu nimetleri yıldızlarından çok olan dünyada açım," - dedi,
"şaraba değil, ekmek almaya bile yetmiyor param..."

3

Ömür gelip geçiyor, vakti ganimet bil uyanılmaz uykulara varmadan :
yâkut şarabı billûr kadehe doldur, seher vaktidir ey delikanlı uyan...
Perdesiz, buz gibi odasında uyandı delikanlı,
gecikmeyi affetmeyen fabrikanın canavar düdüğüydü uğuldayan...

4

Geçmiş günün hasretini çekmem
- yalnız bir yaz gecesi bir yana -
ve gözümün son mavi pırıltısı bile
gelecek günün müjdesini verecek sana...


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

1

İnsan
ya hayrandır sana, ya düşman.
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun
ya bir dakka bile çıkmazsın akıldan...

2

Çürüksüz ve cam gibi berrak bir kış günü
sımsıkı etini dişlemek sıhhatli, beyaz bir elmanın.
Ey benim sevgilim, karlı bir çam ormanında nefes almanın
bahtiyarlığına benzer seni sevmek...

4

Gün iyiden iyiye ışıdı artık,
tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık.
Sevgilim, sanki seninle yüz yüze geldim birdenbire :
aydınlık, alabildiğine aydınlık...
  Alıntı ile Cevapla
Alt 16 Aralık 2007, 18:39   #2
mesutt
Guest
 
mesutt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: n/a
Standart

HAPİSTE YATACAK OLANA BAZI ÖĞÜTLER


Dünyadan memleketinden insandan
umudun kesik değil diye
ipe çekilmeyip de
atılırsan içeriye
yatarsan on yıl on beş yıl
daha da yatacağından başka
sallansaydım ipin ucunda
bir bayrak gibi keşke
demeyeceksin
yaşamakta ayak direyeceksin.

Belki bahtiyarlık değildir artık
boynunun borcudur fakat
düşmana inat
bir gün fazla yaşamak.

İçerde bir tarafınla yapyalnız kalabilirsin
kuyunun dibindeki taş gibi
fakat öbür tarafın
öylesine karışmalı ki dünyanın kalabalığına
sen ürpermelisin içerde
dışarda kırk günlük yerde yaprak kıpırdasa.

İçerde mektup beklemek
yanık türküler söylemek bir de
bir de gözünü tavana dikip sabahlamak
tatlıdır ama tehlikelidir.

Tıraştan tıraşa yüzüne bak
unut yaşını
koru kendini bitten
bir de bahar akşamlarından.

Bir de ekmeği
son lokmasına dek yemeyi
bir de ağız dolusu gülmeyi unutma hiçbir zaman.

Bir de kim bilir
sevdiğin kadın seni sevmez olur
ufak iş deme
yemyeşil bir dal kırılmış gibi gelir
içerdeki adama.

İçerde gülü bahçeyi düşünmek fena
dağları deryaları düşünmek iyi
durup dinlenmeden okumayı yazmayı
bir de dokumacılığı tavsiye ederim sana
bir de ayna dökmeyi.

Yani içerde on yıl on beş yıl
daha da fazlası hattâ
geçirilmez değil
geçirilir
kararmasın yeter ki
sol memenin altındaki cevahir.

[Mayıs 1949]
  Alıntı ile Cevapla
Alt 16 Aralık 2007, 18:54   #3
derdo
"Dertli Geyik"
 
derdo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Kasım 2007
Bulunduğu yer: dertten....
Mesajlar: 16.558
Blog Yazıları: 1

Ruh Hali
Bilinmezlerde

Rep Puanı: 262
Rep Derecesi : derdo is a jewel in the roughderdo is a jewel in the roughderdo is a jewel in the rough
Standart

tsk...guzel olmus
__________________
ULAN HAYAT BİLMİYORUM BU BENDEN ALDIKLARINI NERENE SOKUYORSUN....
derdo isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 17 Aralık 2007, 16:16   #4
crevita43
Junior Member
 
crevita43 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 9 Aralık 2007
Bulunduğu yer: kütahya
Mesajlar: 21
Rep Puanı: 0
Rep Derecesi : crevita43 is an unknown quantity at this point
Standart

emeğinize sağlık.
crevita43 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 17 Aralık 2007, 18:52   #5
ayşesolmaz
Gold Member
 
ayşesolmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 5 Haziran 2007
Bulunduğu yer: geyikler diyarından:)
Mesajlar: 7.226

Ruh Hali
Üzgün

Rep Puanı: 3
Rep Derecesi : ayşesolmaz is an unknown quantity at this point
ayşesolmaz - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

tşkler
__________________
ayşesolmaz isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Aralık 2007, 17:23   #6
ercan96
Mus Geyiği
 
ercan96 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 24 Ağustos 2007
Bulunduğu yer: muğla
Mesajlar: 3.170
Rep Puanı: 0
Rep Derecesi : ercan96 is an unknown quantity at this point
Standart

tşkrler
__________________
Ben onlarla değilim ayrıca son sözüm

benimle iyi günümde,kötü günümde yardımlaştığınız için teşekkürler
ercan96 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 22 Aralık 2007, 17:30   #7
Bravegirl
Gold Member
 
Bravegirl - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13 Kasım 2007
Bulunduğu yer: çok mu lazım ?
Mesajlar: 1.604
Rep Puanı: 0
Rep Derecesi : Bravegirl is an unknown quantity at this point
Standart

oo emegine salık walla
tşk paylasım içinn
Bravegirl isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 27 Aralık 2007, 12:59   #8
trimark
Ala Geyik
 
trimark - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 9 Kasım 2007
Bulunduğu yer: napçan bize mi gelcen :D
Mesajlar: 2.035

Ruh Hali
Cool

Rep Puanı: 0
Rep Derecesi : trimark is an unknown quantity at this point
Standart

abi cok uzundu ße okurken gözlerim agrıdı genede paylasım icin tesekkurler
trimark isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Ocak 2008, 01:25   #9
kork55
Junior Member
 
kork55 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25 Ocak 2008
Bulunduğu yer: samsun
Mesajlar: 10
Rep Puanı: 0
Rep Derecesi : kork55 is an unknown quantity at this point
Standart

çok güzel
kork55 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 25 Ocak 2008, 01:30   #10
zoe
Ala Geyik
 
zoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17 Ocak 2008
Bulunduğu yer: .
Mesajlar: 2.189
Rep Puanı: 0
Rep Derecesi : zoe is an unknown quantity at this point
Standart

emeine sağlık arkadaşım yha bende Nazım üstadın kendi sesinden şiirlerini atmak istiorum ama nası yapıyoduk??özellikler..kopyala yapıştır tekniği ile mi?(ama kendi pcmden..)
zoe isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Etiketler: , , ,


Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


   
Açıklama

nazım hikmet şiir arşivi...

Copyright © 2007-2009 nazım hikmet şiir arşivi... konusundaki tüm mesajlar geyikmerkezi.com üyeleri tarafından yazılmıştır. Bu konudaki tüm mesajlar nazım hikmet şiir arşivi... ile alakalı mesajlardır. Yazılanların hepsi gerçek olmayabilir ve sadece geyikmerkezi.com üyelerini ilgilendirir. geyikmerkezi.com üyelerinin birinci dereceden el emeği göz nuru olup sitemize ait yazılardır. İzinsiz kullanılması yasaktır. This page you can find information about nazım hikmet şiir arşivi.... Copyright of the articles are belong to their authors.

WEZ Format +3. Şuan Saat: 12:22.


Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Copyright geyikmerkezi.com izinsiz kopyalanamaz
Denizli Web Tasarımı - Otel Programı - Sitemap ping - Sitemap
Geyik Merkezi Geyik Videolar - Geyik Yazılar - Fıkralar - Geyik - akyaka tekne