GeYiK MeRKeZi FoRuMu  
Geyik forumvideo mail
Geri git   GeYiK MeRKeZi FoRuMu > Eğitim > Liseler > Ödevler

Yeni Konu aç  Cevapla
Seçenekler Stil
Okunmamış 13 Şubat 2017, 19:30   #1
Serdar Yıldırım
Acemi Geyik
 
Serdar Yıldırım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 17 Aralık 2007
Bulunduğu yer: Bursa
Mesajlar: 70
Rep Puanı: 0
Rep Derecesi : Serdar Yıldırım is an unknown quantity at this point
Smile Adam Ve Kurt Köpeği

Adam Ve Kurt Köpeği

Adam Ve Kurt Köpeği
Ahmet Sevilgen otuz iki yaşındaydı. Gençliğinde atletizmle uğraşmış ve katıldığı yarışmalarda daima son sıralarda yer almıştı. İki yıldır yarışmalara katılmıyordu ama atletizmi bırakmamıştı. Yine antrenmanlarını sürdürüyordu. Eşofmanlarını giydiği gibi şehrin cadde kenarlarındaki kaldırımlarında altı kilometrelik koşulara çıkıyor ve her çıktığı koşuda yaptığı dereceyi defterine yazıyordu.

Eski bir arabası vardı. İkinci elden alınan bu araba birkaç gündür arıza problemi yaşıyordu. Arabasını bir oto tamircisine götürdü. Şansa bak tam da yemek saatine denk gelmişti ve tamirciler ortada yoktu. Tamirhane sahibi, arabanı saçak altına çek, dedi ve gitti. Sağına soluna bakındı. Sonra saatine baktı. Saat 12.30'du. Bunlar yarım saatten önce gelmezler, diye düşündü. Arabasını saçak altına çekti ve bir ileri, bir geri yürümeye başladı. Neden hep böyle, diye düşündü. Sanki hep iki ileri, üç ileri olsa, kim ne kaybederdi? Bir ileri, bir geri yani bunun adı yerinde saymaktı. Yerinde sayan bir insan geriye gidiyor demekti. Geriye gitmemek, hep ileriye, güzele, doğruya gitmek mümkün değil miydi?

Arabasının beş ileri, bir geri vitesi vardı. Bu her durumda dört adım ileri demekti. Hayatta geçmişten ders almak, bugünü yaşamak, geleceği düzenlemek gerekliydi. Gelecek senin olmalıydı. Senin beyninde şekillenmeliydi. Şimdiye kadar yaşamış en zeki insan, beyninin karanlık odalarının yüzde dokuzunu aydınlatabilmişti. Geriye yüzde doksan biri kalmıştı. Sen zaten o yüzde dokuzun aydınlığında biçim kazandın ve yüzde ona ilk olarak ulaşabilmek, eskimiş, geri kalmış bütün fikir ve düşünce sistemlerinin neden olabileceği zarardan önce kendini sonra başkalarını korumak yeterliliğine ulaştın.

Geldiği tamirhanenin yan tarafında bulunan diğer tamirhanenin bahçesine baktı. İşte orada, kurt köpeği oradaydı. Kulübesinde uzanmış yatıyordu ama uyanıktı ve bu sefer daha sevecen bakıyordu. Birkaç ay evvel buraya geldiğinde kurt köpeği ayakta ve daha yakındaydı ve gözleri çakmak çakmaktı.

Ahmet düşündü: " Kimbilir ne güçlüdür bu kurt köpeği ama dar alanda hareketleri kısıtlı ve gücünü gösterme olanağından yoksun. Üstelik çok hızlı koşar. Bu koşarken insan kendini parçalasa buna yetişemez. Bunun gücü bana geçse, beni yakala ki geçesin. Şu zaman diliminde dünyada yaşayan herkesi koşuda geçerdim. Bütün dünya ve olimpiyat rekorlarını kırardım. "

Sessiz düşünmeyi bırakıp, sesli düşünmeye başladı:
" Sayın kurt köpeği, ben koşulara katılan, bu koşularda başarılı olamayan ve son sıralarda yer alan biriyim. Ne yapayım gücüm bu kadar. Sizin ne kadar güçlü olduğunuzu söylememe gerek yok. Gücünüzü bana verirseniz herkesi geçerim. Bu yaşadığınız yerde sizin pek fazla güçlü olmanıza gerek yok. Az bir güç size yeter. İstediğiniz anda gücünüzü geri vereceğimden şüpheniz olmasın. Ne dersiniz? "

Bunun üzerine kurt köpeği ayağa kalktı ve konuşmaya başladı:
" Hemşerim, ben seni tanıyorum. Tamirhanedeki televizyonun spor kanalından yarışları izliyorum. Senin girdiğin on yarışın sekizinde sonuncu olduğunu biliyorum. Sonuncu olduğun yarışlardan sonra ağladığım zamanlar oldu. Keşke diyordum, şu Ahmet'e gücümün birazını verebilseydim de herkesi geçseydi. Bazı yarışlarda bir iki kişiyi geçiyordun ya, o yarışlardan sonra öyle bir neşeleniyorum ki, sorma. Şimdi sen benim gücümden alsan bir de birinci mirinci olursun, deyme benim keyfime. Her günüm mutlu ve huzurlu geçer. Gücümü sana nasıl aktaracağım, sen onu söyle. "

Köpeğin konuşmasını beklemiyordu ama köpeğin konuşması bittikten bir iki dakika sonra şaşkınlığını üzerinden attı.
" Ondan kolayı ne var, efendim. Gücümün yarısını Ahmet Sevilgen'e veriyorum deyin olsun bitsin. "

Kurt köpeği, gücümün yarısını Ahmet Sevilgen'e veriyorum deyince, bütün vücuduna inanılmaz büyüklükte bir enerji depolandığını ve gücünün kat kat arttığını fark etti.Kurt köpeği ile vedalaşıp ayrıldıktan sonra yol kenarından Bursa'dan Gemlik'e doğru koştu, koştu. Koşmaktan bıkıp geriye döndüğünde öyle fazla bir yorgunluk hissetmedi.
" Fıstıklı iş bu ha, diye düşündü. Koş, koş da yorulma. Şu gücümle pek çok dünya rekoru kırmazsam, bana da Ahmet Sevilgen demesinler. "

Birkaç yerde koşu denemesi yaptıktan sonra yerel gazetelerden Bursa'da yapılacak atletizm yarışlarını takip etmeye başladı. Bir hafta sonra Bursa Atatürk Stadyumu'nda yapılan koşularda 100 - 200 - 400 - 800 - 1.500 metre yarışlarını kontrollü koşarak az bir farkla kazandı. İstese bu yarışları çok büyük farklarla kazanırdı. Amacı, bu ve diğer yarışları kazanıp, Türkiye Şampiyonu olduktan sonra gerçek gücünü önce Avrupa ve sonra Dünya Şampiyonası'nda göstermekti.

Planını aynen tatbik etti ve birkaç ay içinde Türkiye Şampiyonu olup, Avrupa Şampiyonası'na katılmaya hak kazandı. Bu arada kurt köpeği tamirhanedeki televizyondan yarışları izliyor ve bu yarışların hepsini kendi kazanmışcasına seviniyordu.

1999 Marmara Depremi'nde Bursa'da yıkılan birkaç ev ve işyerinin içinde bu kurt köpeğinin korumalığını yaptığı tamirhane de vardı. Sabaha karşı 00.3'de tamirhanenin yıkıntıları altında kalan kurt köpeği arka ayaklarından giderek canın çekildiğini fark etmiş, son çare olarak, gücümün yarısını Ahmet Sevilgen'den geri istiyorum, demiş ve eski gücüne kavuşunca üstün bir gayret göstererek kendini yıkıntılardan kurtarmayı başarmıştı. Arka ayaklarını sürüyordu ya belki zamanla düzelir diyordu.

Ahmet o gece sarsıntıya uyanmış ve acele tarafından giyinip sokağa çıkmıştı. Bursa'da elektrikler kesilmiş, yollar karanlıktı. El fenerini yakıp sokaklarda dolaşırken, aklına kurt köpeği geldi. Kurt köpeğinin gücünü aldıktan beri dört aya yakın bir süredir onu görmeye gitmemişti. Fener ışığında usul usul tamirhaneye doğru koşmaya başladı. Daha birkaç yüz metre koşmuştu ama kesik kesik soluyordu. Dünkü gücünden eser yoktu. Çaptan düşmüştü, bunu fark etmişti ve sebebini olanca acılığıyla anladı. Kurt köpeği hayatı tehlikede olmadıktan sonra gücünü geri almazdı. O zaman deprem kurt köpeğinin üstüne yıkılmıştı. Canım, güzelim benim, seni kurtarmaya geliyorum, dedi ve geri dönüp arabasına bindi. Üç kilometre gittikten sonra tamirhanenin yıkıntılarının yanına geldi. Fenerin ışığında yıkıntıları tararken, kurt nerdesin? Bak koşucu Ahmet geldi. Kurt ben geldim, diye bağırdı. Yıkıntıların ilersinden kurt köpeği:

" Ben buradayım Ahmet, ben yaralıyım, diyerek yerini belli eden kurt köpeğinin yanına gitti. Arka ayaklarım tutmuyor, durumum çok kötü. " dedi.

Seni hemen hayvan hastanesine götürmeliyim, diyen Ahmet kurt köpeğini kucağına alarak arabasının arka koltuğuna yatırdı. Araba ay ışığının aydınlattığı caddede yol almaya başladı.

Kurt köpeği:
" Gücümü geri almak zorunda kaldım çünkü arka ayaklarımın üstüne düşen kalastan kurtulamıyordum. Canımın çekildiğini hissetmeye başlamıştım. Artık gücümü sana tekrar vermem mümkün değil, bildiğin gibi bu iş iki kere olmaz. Tam da Türkiye Şampiyonu olmuş ve Avrupa'da yarışmak üzereydin. Senin işini de bozdum. "

Ahmet: " Böyle şeyler düşünme. Bir an önce iyilişmeye bak. Sakatlandım derim Avrupa'ya gitmem. "

Doktor, kurt köpeğinin arka ayaklarını alçıya aldı. Uzun süreli dinlenme tavsiye etti. İki ay sonra alçılar alındı ve kurt köpeği tam olarak iyileşmese de arka ayaklarını kullanabiliyordu. Günler geçtikçe iyileşme sürecinin hızlanacağını doktor söylemişti.

Aradan günler, aylar geçti. Sahibinden izin alarak kurt köpeğini evinin arka bahçesinde besledi. Bahçede kurdukları televizyonda Avrupa Şampiyonası'nı birlikte seyrettiler. Her yarış başlangıcında ayrı bir heyecan duydular.

Bir aralık kurt köpeği şöyle bir soru sordu:
" Ben yıkıntıların arasında kalsaydım ama gücümü geri almasaydım, sen şimdi bu yarışlarda koşuyor olacaktın. Girdiğin her yarışı kazanarak beş altın madalya almayı mı yoksa şimdiki gibi benimle burada olmayı mı tercih ederdin? "

Bunun üzerine Ahmet şöyle dedi:
" O nasıl söz arkadaşım. Tabi ki burada seninle olmayı tercih ederdim. Sen doğrusunu yaptın, hayatını savundun. Yaşamak istedin ve gücünü geri aldın. Beş değil, kırk beş altın madalyaya seni değişmem. "

Bu sözleri duyunca göğsü kabaran kurt köpeği, Ahmet'e sarıldı ve ağlamaya başladı.


SON


Serdar Yıldırım
Serdar Yıldırım isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Devasa bir fıkra arşivi... AlttanTire Fıkralar 21 23 Mart 2011 22:54
Film Klişeleri, Ben bu filmi seyretmiştim! feverchild Geyik Yazılar 13 27 Nisan 2010 20:04
karı-koca diyalogu:D:D _kopuk_ Geyik Yazılar 11 7 Şubat 2009 21:58
bir kadınla erkek arasında geçen diyalog aysenurr Geyik Yazılar 20 21 Aralık 2008 10:56
delikanlı adamın el kitabı sabotage_54 Geyik Yazılar 8 22 Temmuz 2008 21:56

   
Açıklama

Adam Ve Kurt Köpeği

Copyright © 2007-2009 Adam Ve Kurt Köpeği konusundaki tüm mesajlar geyikmerkezi.com üyeleri tarafından yazılmıştır. Bu konudaki tüm mesajlar Adam Ve Kurt Köpeği ile alakalı mesajlardır. Yazılanların hepsi gerçek olmayabilir ve sadece geyikmerkezi.com üyelerini ilgilendirir. geyikmerkezi.com üyelerinin birinci dereceden el emeği göz nuru olup sitemize ait yazılardır. İzinsiz kullanılması yasaktır. This page you can find information about Adam Ve Kurt Köpeği. Copyright of the articles are belong to their authors.

WEZ Format +3. Şuan Saat: 04:28.


Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Copyright geyikmerkezi.com izinsiz kopyalanamaz
Sitemap ping - Sitemap
Geyik Merkezi Geyik Videolar - Geyik Yazılar - Fıkralar - Geyik - akyaka apartOrdu Çanakkale Çeşme Zonguldak Aydın Mardin Sivas Isparta Van Kastamonu