![]() | |
Forumdan Yararlanmak İçin Önce Geyik Merkezine'e Üye olman Gerekiyor.Buraya Tıklayarak Ücretsiz Üye Olunuz. (Reklamları görmezsiniz)
| ||||||||
| Genel Kültür Kendinizi geliştirmeye ne dersiniz ?? Bu bölüm tam size göre ;) |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Gold Member Üyelik tarihi: 2 Ağustos 2007 Bulunduğu yer: u.A. ESKİ AÇIK kalemsiz şair
Mesajlar: 1.314
Thanks: 17 Thanked 313 Times in 150 Posts | Sadece Üyeler konuyu görebilir. Üye Ol...] Sadece Üyeler konuyu görebilir. Üye Ol...]Sadece Üyeler konuyu görebilir. Üye Ol...] Sadece Üyeler konuyu görebilir. Üye Ol...] Ayasofya, dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli yapıları arasında yer alıyor. Ayasofya 916 yıl kilise, 481 yıl cami, 1935 yılından bu yana da müze olarak kullanılıyor. Bizans Dönemi Şu anda Ayasofya'nın bulunduğu yerde üç ayrı kilise inşa edilmişti. Günümüzde ayakta bulunan yapı üçüncü ve son kez inşa edilmiş olanıdır. 360 yılında burada inşa edilen ilk kilise bir bazilikaydı ve de eski bir Roma tapınağı üzerine kurulmuştu. İmparator Arcadius'a karşı çıkan ayaklanmada, 404 yılında bir yangında kül olmuştu. İkinci kilise İmparator II. Teodosius döneminde 415 yılında inşa edildi, 532 yılında çıkan Nika isyanı sırasında yandı. Kül olan yapının yerine İmparator I. Justinianus üçüncü ve öncekilerden çok daha büyük ölçekli bir kilise yapılmasını emretti. Bu kilisenin inşasında yüz ustabaşı, bin usta, on bin işçi çalışmıştı. İmparator kilisenin olabildiğince çabuk inşa edilmesini istedi, bu nedenle ülkenin dört bir yanına haber saldı, her nerede eski kentlerden kalma sütun ve mermer varsa bunların kente hemen getirilmesini emretti. Suriye, Mısır, Yunanistan ve Anadolu'dan gelen gemiler dolusu malzemeyle Ayasofya 6 yılda inşa edildi. Osmanlı Dönemi Eklemeleri Ayasofya İstanbul'un fethi ile birlikte başlayan Osmanlı döneminde çeşitli onarımlar gördü. Mimar Sinan 16.yy'da binayı depremlere karşı koruyan payanda duvarlar ekledi. Ayasofya'nın Bizans döneminde birçok kez çöken kubbesi Mimar Sinan'ın bu istinat duvarlarını eklemesinden itibaren hiç çökmemiştir. Mihrap çevresi, Türk çini sanatı ve Türk yazı sanatının en güzel örnekleriyle bezenmiştir. Ayasofya'nın bahçesinde bulunan Sultan II. Selim, Sultan III. Mehmed, Sultan III. Murad ve şehzadelerin türbeleri, Sultan I. Mahmud'un şadırvanı, sıbyan mektebi, imareti, kütüphanesi, Sultan Abdülmecid'in hünkar mahfeli, muvakkithanesi, Ayasofya'daki Osmanlı çağı örneklerindendir. Fatih Sultan Mehmed Ayasofya'daki papaz odalarını medrese olarak faaliyete başlatmış, ancak İstanbul Üniversitesi'nin temeli sayılan bu medreseler 1934 yılında Müzeler Müdürlüğü tarafından, her nedense, yıktırılmıştır. Hat Levhaları Sultan Abdülhamit döneminde, devrinin büyük hattatlarından Kazasker Mustafa İzzet Efendi, cami içinde 7.50 metre çapında yuvarlak sekiz levha hazırlamıştı. Bu levhalarda, Allah, Muhammed, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Ebu Bekir, Hüseyin isimleri yazılıdır. Caminin 1935 yılında müzeye çevrilmesinden sonra içeride bulunan eşya ve halılarla birlikte bu levhalarda kaldırılmıştır. Ancak kapılardan sığmayan bu levhalar, uzun bir süre bir köşede bekletildikten sonra tekrar yerlerine asılmışlardır. Yine Kazasker Mustafa İzzet Efendi'ye ait kubbenin göbeğinde yazılı olan Nur sûresinin 35. ayeti yabancı bir araştırmacı tarafından kazınarak altında bulunması muhtemel mozaikler araştırılmak istenmiş, ancak müsaade edilmemiştir. Cami Kıblesi Bazı rivayetlere göre cami tam kıble yönünde olmadığı için Fatih'in eli ile duvarı kibleye doğru iterek düzelttiği anlatılır. Rivayetin kökeni aslında diğer en eski kiliselerde olduğu gibi absidi Kudüs'e yönelik olarak yapılmış olması gereken Ayasofya'nın absidinin hafifçe kıbleye yönelik olmasıdır. Terleyen Direk Bu direk yapısı itibariyle nemli bir görünüm arzetmektedir. Üzerindeki delik, Hristiyanlık devrinden beri bulunmaktadır. Rutubeti emen direklerden hastalar şifa umduklarından, elleri ile delik açmışlardır. Bu direkle ilgili pekçok efsane vardır. Ayasofya'nin Hiç Bilinmeyen Adı Ayasofya (Hagia Sophia) ismi Yunanca “Kutsal Bilgelik” anlamına gelir. Ayasofya'nın Osmanlı'nın kullandığı farklı bir adı olduğu, Fatih'in 66 metreyi bulan vakıfnamesinde ortaya çıktı. Prof. Dr. Ahmed Akgündüz'ün araştırmalarında ortaya çıkan isim, İstanbul'un fethini simgeleyen: Fethiye Camii. Restorasyon Çalışmaları Böylesine değerli bir yapının bakımı da tahmin edilebileceği gibi son derece zor. 1992 yılından bu yana Ayasofya restorasyonda. Bu nedenle ziyaretçiler içeride kocaman bir iskele sürpriziyle karşılaşıyorlar.
__________________ dünyanın dört bir yanına kamikaze yaptım çakalların dünyasında ekmeğimi kaptım |
| | |