![]() |
Forumdan Yararlanmak İçin Önce Geyik Merkezine'e Üye olman Gerekiyor.Buraya Tıklayarak Ücretsiz Üye Olunuz.
| ||||||||
| Felsefe ve Edebiyat Felsefik ve edebî anlam taşıyan paylaşımlar |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Junior Member Üyelik tarihi: Jul 2008 Bulunduğu yer: izmir
Mesajlar: 4
Thanks: 0 Thanked 0 Times in 0 Posts | Türker Akın SAĞLIK MÜFTERİ SABAH GAZETESİ! Yanlı medya, kiralıktır. Bedel ödemek için yayın yapar. Göbekten ve dimağdan teslimdir. Kendi cephesi vardır. Kendi cephesi dışında kalanları, bağımsız irade beyan edenleri hedef hailine getirir. Gelişmeleri ve komploları farklı adreslere yönlendirecek isimsiz uzman bulurlar ve konuşturturlar. Hayali bir uzamandır. Yoktur. Varlığı meçhuldür. Kimliği silgiyle silinecek kadar hafiftir. Sadece tetikçidir. Hangi kuvvetin yanlısıysa muhalefeti ezmek ve yok etmek için senaryolar hazırlayarak kafa bulandırır. Az gelişmiş demokrasinin ‘Yanlı ve Müfteri Medyası’ ülke adına tehlikelidir. Ülkemizdeki medya tekelciliği sermayenin güç kavgasında kamplaşmıştır. Özgür haber alma hakkını imha etmişlerdir. Yamacılıkla iştigal eder. Yafta takmak, itham etmek, yargısız infaz hamleleri ‘Yanlı Medyanın’ ustaca takip ettiği yöntemdir. Demokrasilerde böylesi medya olamaz. Faşist sistemlerin medyasına baktığınızda aynı yöntemle karşılaşacaksınız. Hedef saptırmak, asli suçluları himaye etmek, dikkatleri başka yönlere çekmek ahlaksızlıktır. Fırsatçılığı ilke edinenler, kendi çıkarları adına her adımı atma hakkını kendinde görerek, farklı görüş sahiplerini imha etmekten kaçınmazlar. Haksızlığı ve zalimliği en temel metotları olarak görmek ve bu pencereden kendilerine itaat etmeyenleri tel örgüler arasında yaşamaya mecbur tutmaya kalkanların demokrasi katliamına giriştikleri bir ülkedeyiz. Güç kimdeyse istediğini yapmakta, hak ve hakikati çiğnemekten çekinmemektedir. Politize olmuş ve yandaş Medya imparatorları demokrasi için en büyük tehdittir. Henüz yargılanmayan insanlar hakkında hüküm vermekten çekinmezler. Medya korkunç bir silah olarak kullanılmaktadır. Suçsuz insanları linç mekanizması olarak çalışmaktadır. Belli gurupların, sermayenin baronları elindeki haberleşme organlarının kendi yandaşlarını himaye edici ve muhaliflerini aşağıladığı bir medya anlayışı kutuplaşmaların ve toplumu germenin vasıtası halindedir. 27/Mayıs öncesi olsun ve onu takip eden bütün demokrasi dışı hukuk düşmanı, adalet ve insan hakları ihlallerinin geliştiği her darbenin taşeronu ve alkışçı gücü medya ve arkasındaki baronları olmuştur. Birileri şalteri indirmeden evvel ayarlı medya alt yapısını hazırlar. Belli merkezlerin adı kullanılarak hayali uzmanlar bulunur ve konuşturulur. Adı yoktur. Sadece o konuda iddia yapan gazetenin komplo teorisi manşetlere taşınır. Delil yoktur. Kaynak meçhuldür. İftira çalışır. O iftiranın tekzip edilmesinin anlamı kalmaz. Zaman geçer.. Gündem değişmiştir. Zihinlere sokulan hayali uzman iddiasını tasfiye edecek adımların atılması zaman alır. 12/Eylül öncesi hazırlanan darbenin ileri karakolu tekelci ve ABD yanlısı sermayenin borazanı basındı. Denetimsiz ve toplumun tüm kesimlerini galeyana getiren yayınlarıyla ateşe benzin atma görevini üstlendiler. 28/Şubat öncesi yapılan yayınlarla dindar insanlarımızı rencide eden yayınlar ortada.. Hala zihinlerde… Danıştay saldırısı sonrası yapılan yayınlarla hedef saptırması operasyonu farklı ve kamplaşmış medyanın tek silahıydı. Madımak katliamının öncesi medyada çıkan haberler olayları hazırlayan karanlık güçlerin oyunlarına stepne olmuştu. Aynı şekilde 4 senedir günlük yayınlarıyla gündemi değiştirmeye çalışan ve toplumun tüm sorunlarını unutturan, geri plana itmek için var gücüyle yeni gündemler oluşturmaya çalışan yanlı medya gücüdür. Aylardır parti kapatma davasıyla alakalı konularla gündem dolduruldu. Yargıyı hedef alan yayınlar yanlı medyanın köşe başlarını tutan kalemler tarafından belli noktaya yönlendirildi. Sokaklara inen bazı guruplar ‘Darbelere Hayır’ mitinglerini belli yerlerden aldıkları mesajlarla devreye soktu. Elbette, aklı başında ve demokrasiye içten bağlı, yandaş olmayan, hukuk ve yasalara bağlı her siyasal yapı ve vatandaşlar darbeleri hazmetmeyecektir. 12/Eylül darbesi ile alakalı iddianame hazırlamaya çalışan savcı görevden alındığı zaman, şimdilerde sokaklarda ‘Darbelere Hayır’ mitingleri düzenleyenler neredeydi? Susurlukta çarpışan araç ve içinden çıkan DYP Milletvekilinin konumuyla alakalı konular gündeme geldiğinde ‘Fasa fiso’ diyenler o zaman kimleri örtmeye çalıştı.. Ülkemiz zorlu bir kavşaktadır. Hızlı bir gündem değişimi vardır. Bölgemizdeki ABD-AB yanlısı güçlerin işgalleri sürmektedir. Irak parçalanmıştır. Ülkemizdeki kavganın tarafları ABD ve Rus bloklarının çatışmasını farklı isimlerle sürdürmektedir. ABD ve ittifak ettiği işgal güçlerinin Irak taarruzu öncesi istedikleri tezkerenin yasalaşmamasının bedeli ağır biçimde ödettirildi. PKK tetikçileri silahlandırıldı ve o dönem 2000 güvenlik mensubumuz şehit edildi. PKK kamplarının himaye gördüğü ve terörle mücadele için sınır ötesi müdahaleler ABD tarafından bloke edildi, engellendi. ABD için önemli bir gün olan bağımsızlık gününde askerlerimize saldırdılar. Çuval operasyonunu devreye soktular. Mayınlı tuzaklar kuruldu..Mayınlar NATO ülkelerinden geliyor ve PKK silahlandırılıyordu. Sıcak para akışına vergi kalkınca gerginlik tüccarlarını sesi kesildi. Özelleşme pastasından pay alan medya baronları farklı yönde yayına başladı. Lübnan krizi devreye girdi ve İsrail 1 ay içerisinde Lübnan’da katliamlar yaptı… İsrail içlerine düşen füzeler ve saldırıların gelişmesiyle geri çekilen İsrail için güvenli bölge oluşturmak görevi BM ŞEMSİYESİNE KALACAKTI. Bu gelişmeyle beraber yeni tezkere hazırlandı ve ülkemizdeki terör olaylarının fişi bir yerlerden çekildi. Ardından sınır ötesi hamle başladı. Dengeler meselesi… 22/Temmuz öncesi başlayan gerginlikler tüm hızıyla devam ediyor. Medya kamplaştı.. İki taraf birbirini suçlayarak ülkemizi gerginliklere sürüklemektedir.. Tartışmanın odaklandığı noktada yargıyı tartışan taraflar tansiyonu arttırmıştır. Bir dava hakkında iddianame hazırlanmadan evvel tutukluların verdiği ifadeler kısa zamanda bazı medya güçlerince yayınlanıyor. Hatta gözaltına alınanların salınmadan evvel verdikleri ifadeler basında tartışır hale geldi. Ardından travma tartışmaları.. Ve….. ABD konsolosluk binası önünde görev yapan polislerimize yönelik silahlı saldırı devreye sokuldu. Gündem değişti. Gündemin değişmesini isteyen karanlık ve cinayet çeteciliğini her alanda tatbik etmekten çekinmeyen ABD komplosuydu bu… Böylesi zırhlı ve ABD hazinesinde saklanacak altın rezervlerini dahi bu konsolosluk binasında saklamanın en güvenli yer olarak görüldüğü alana acemice ve amatörce saldırı yaptıranların oyunu.. Direk polislerimize yöneltilen katil tetikçiler… Yaralı polisimizi kapıdan içeri sokmayan ABD konsolosluk görevlileri… Adeta tanık olan polisimizin ölümünü isteyen oyun.. Cani ABD…. Hemen ATV haber programına konuk olanlar Cenevre anlaşmasından bahsetti… Irak topraklarını işgal etmek Cenevre sözleşmesine aykırı değil mi? Konsolosluk binasını korumak için görevli Polislerimizi katledenleri seyreden ABD güvenlikçileri..Cenevre sözleşmesine sığınan ABD Elçisi… Yaralı Polisimize çiçek gönderdi… Onurlu Polisimiz çiçeği geri gönderdi.. Olay tartışılıyor.. Yıllarca tartışılacak.. Sabah gazetesi iftira oyunu adına ismi ve cismi meçhul birini sayfaları arasında konuşturuyor ve hedef saptırıyor.. İftira atarak… Belli karanlık güçlerce taşeron çete olarak kullanılan ve Bitlis doğumlu tetikçiler ölü.. Sabah bu kişileri etiketlendiriyor.. Medyanın bu kadar sorumsuz ve yanlı olması iftira silahı olarak devrede oluşunu yansıtıyor ve Ülkücü harekete iftira atıyorlar. Maksatlı bir yayın.. Tahrik etmeye yönelik… Malatya olayındaki caninin eline verilen iftira ifadelerinin maksatlı oluşundaki sebepler belli… Ardından bu olayla alakalı Sabah gazetesinin müfteriliği… Ahlaksızlık.. Onursuzluktur… Ülkücü iradeye kimse çuval giydiremez… Önlüklerinin renkleri ABD yıldızlarıyla süslü olan medya halkımıza hasımlık yaparak ‘Mütareke Basını’ görevi yapıyor.. Nereye bakarsanız bakın….Gözlerinizi görebildiğiniz kadar netliğe getirin.. Göremiyorsanız tedavi olun.. Yalan üzerine yorum ve habercilik yapanların, kendilerine vize veren, kumbaralarına nakit akıtarak onurlu siyasal harekete çamur atma görevlisi olmayı kalemleriyle sürdürmeye çalışanlar her zaman ve mekanda yüzsüz ve arsız olarak hatırlanır.. Laf başı geldiğinde ‘:Basın meslek ahlakından’ dem vuranlar…. Cepheleşerek, sizin gibi düşünmeyenleri hedef alıp, en bayağı iftiraları sütunlarınıza taşımaktan utanmayanları göremiyorsunuz… Medyası, sermayesi, çalışanları, sendikaları, mesuliyet sahasında bulunanları kamplaşan bir ülkede müfteriler meydanı boş bulur… SABAH GAZETESİNDE ‘BİR UZMAN(!)’ OLARAK KONUŞTURULAN KİŞİ ORTAYA ÇIKARILMALIDIR! NE UZMANI? PROVOKASYON UZMANI MI? ABD TAŞERONU MUHBİR Mİ? akin-akin-bozkurt@hotmail.com |
| | |
| Site İçi Arama |
Site İçi Arama |
| | #2 (permalink) |
| Gold Member Üyelik tarihi: Jul 2008 Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 1,155
Thanks: 0 Thanked 0 Times in 0 Posts
Ruh Halim: | Konu, Atatürk Milliyetçilerinin Onur ve Şeref konusuna dönüşmüştür... Mükemmel bir yazı...İki kez okudum , doyamadım....İnanılmaz...!!! İşte bazı görmeyen ve de görmek istemeyen gözlere, yıllardır bunları anlatmak istiyoruz ama bir çuval kömüre "oy"unu satanlara anlatmakta pek kolay olmuyor.... Sevgilerimle..... Konu NURİ BABA tarafından (07-19-2008 Saat 05:29 PM ) değiştirilmiştir.. |
| | |
![]() |
| Tags: uuuuuuuuuuuuuuuuu |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|