![]() |
| | #1 (permalink) |
| Moderator Üyelik tarihi: Jan 2008 Bulunduğu yer: City oF GFB ! - Mıgros
Mesajlar: 5,328
Thanks: 15 Thanked 33 Times in 28 Posts
Ruh Halim: | Bir kaç sene öncesine dönmelisin diyor içimdeki ses: ’’ Dön ve başlangıçtan vazgeç, yeniden yaşa vazgeçip yaşamadıklarını ’’ Sonra bakıyorum kendime: beni ben eden o başlangıca. Diyorum ki ’’ Nasıl vazgeçersin, çok sevdin sen O’nu unutmayıda istemiyorsun hem istesen unutursun ama istemiyorsun işte ’’ Hayatıma girip çıkanları düşünüyorum ve seninkileri.Bu hızla ilerleyen teknede kaç kişi ağırladın bunca sene, kimler geLdi kimler geçti diye düşünmeden edemiyorum. İçim burkuldu, üzüLüyorum ve yavaşLıyorum. Bütün yaşadıklarım bir fiLm şeridi gibi geçmemeli gözümün önünden. Denize karşı oturmuştum canım sıkılıyordu, düşünüyordum. Sessiz bir ses bana seslendi - Pardon oturabilir miyim? Önce bir baktım. Kumral düzgün birisine benziyordu. Etrafıma baktım. Başka oturabileceği bir yer kalmamıştı. Belki denizi izlemek istiyordur oda diye geçirdim içimden ve cevap verdim: - Tabii ki buyrun dedim ve gülümsedim. - Deniz ne kadar güzel görünüyor değil mi? Başımı salladım. Elimde yeni aldığım kitabım vardı okumaya çalışıyordum. Evet dedikten sonra okumaya devam ettim ama o devam etti. - Ne okuyorsunuz? - Dünya Sahnesinde bir dahi Shakespeare. - Shakespeare’i severim okumasını bilen herkes sever zaten bilirsiniz dedi. Biliyordum. Shakespeare hep imkansız aşkları anlatır sanki dizelerinde diye severim Shakespeare’i. Kendimi okuyor muşum gibi gelir. Sevdiğim insanlar hakkında bilgim olsun isterim ben ve en çok sevdiğim şeyi yapmaktan kendimi alamam okurum. Sonra muhabbet etmeye başladık havadan sudan. Yavaş yavaş samimi oluyorduk. İlk defa ortamı germeyeyim dedim. 28 yaşındaydı ve çok kültürlüydü ayrıca motora biniyordu. Bir keresinde Motordan düşmüş ve ölümden düşmüş. Anlattı bana sonra eğer istersem motora binebileceğimizi söyledi. Ölmek istemediğimi söyledim gülerek. Artık düşmediğini ekleyerek devam etti. - Canın sıkkın sanırım. - Nerden anladınız? - Güneş batmak üzere. Denizi izliyorsun. Ayrıca burda kitap okuyan senin kadar güzel bir kız görmek de ayrıca şaşırtıcı. - Anlıyorum ama ne yapmalıydım. Sanırım sizi anlıyorum. Cumartesi akşamı ve benim şuanda bir yerlerde eğlenmeye gitmek için hazırlanıyor olmam gerekior değil mi? - Yani illede öyle olması gerekmez tabii ama ne bileyim? Bu samimiyet canımı sıkmadı aslında çünkü bir kaç saat içerisinde hayatımdan kaybolup gidecekti. - Discolarda, barlarda eğlenmeyi sevmem dedim. - Çok şaşırdım neden ? dedi. - İnsanların aptal aptal zıplamaları beni rahatsız ediyor. Bir sürü erkek ve kızın birbirleriyle yarıştıkları yada birbirlerine kendilerini beğendirmeye çalıştıkları yerde ne işim olabilir ki dedim? - Sen kaç yaşındasın? dedi önce. Sonra yüzüme baktı ve ’’ 19 - 20 olmalısın ’’ dedi - 22 dedim. - Küçükmüşsün böyle düşünmen ne acayip. Bunca zaman bir sürü kız girdi hayatıma. Hiç birisinden duymadım bunları dedi. - Seni etkilemeye çalışmıyorum dedim ve gülümsedim. Gerçekten düşündüğüm buydu ve O yani benim yanıma oturan 28 yaşındaki O bey benim birisine aşık olduğumu bilmiyordu. Ama öğrenecekti. - Sevgilin yok mu senin? dedi. - Sevdiğim var dedim. - Sevmek ? yani birlikte değilsiniz ozaman. - Birisini sevmek için illede birlikte olmak gerekmiyor bana göre. O’na saygı duyuyorum. Samimi davranıyorum. Bazen çok sevdiğimi söylemek istiyorum demiyorum. Diyemiyorum. - Seni istemediğine inanamıyorum. - Neden? Angelina Jolie ye benzer bir halim mi var? dedim. - Yani Angelina Jolie kim ki dedi ve güldü. Sen Ondan çok daha güzelsin. Senide saatlerce boyayıp saçınla başınla uğraşsalar Adriana Lima gibi olursun bence, ben beğendim şahsen çok güzelsin. dedi - Teşekkür ederim ama abartmanıza gerek yok. Öncelikle dış görünüşüme nazaran farkedilmesi gereken daha öncelikli şeylerim var. Karakterim, kişiliğim mesela dedim? - ee ama istemiyor seni demekki o dış güzelliğe önem veriyormuş. Gerçi sende güzelsin demekki o anlamıyormuş dedi. Hayatım boyunca yani O’na aşık olduğum ilk günden beri Aşık olduğum adama ben hariç kimseye laf ettirmedim. Yine ettiremezdim. - İnsanlar herzaman, herkesi sevmek zorunda değillerdir. Bazıları bilirsin doğuştan şanslı olur yada sonradan bir şekilde o şansa nail olurlar. O da onlardan birisi benim için ve herşeyden öncesi ben ona kendimi beğendirmeye çalışmadım hiç dedim. - Nasıl yani? Seni sevmesini istemedin mi hiç? dedi. - Beni sevemezdi O. Farklıyız biz. Kendimi beğendirmeye çalışmadım gerçekten. Beni beğenmesinden çok bana güvenmesini istedim ve başardım da. - Mükemmelsin. - Kimse mükemmel değildir. Biliyor musun, bunca zaman yani 5 senedir içimde inanılmaz fırtınalar koptu. Onu ilk görmeye gittiğimde dudağıma ruju bile öylesine sürdüm. Çünkü o beni sevmeliydi sevecekse. Ben onu zaten seviyordum. - İlk görüşmede özen gösterir ama insan kendisine dedi. - Biliyorum. Şimdi bak ben ilk seferde ayağıma topuklu ayakkabı giyip üzerime mini etek çekip te yanına gidebilirdim. Şahsen beğenirdi beni ozaman eminim ama bunu yapmadım. Neden biliyor musun? Ozaman benimle ilgili düşünceleri başka olacaktı. Belki onu öpebilecektim, sarılabilecektim ama hayatından çıkmaya mahkum kalacaktım. Çünkü O’nu iyi tanıyordum; öyle görünseydim benim hakkımda fazlasını düşünmezdi. Şimdi ise hayatına bile giremedim. Bu yüzden hayatından çıktığım için üzülmüyorum. Bilirsin girmediğin bir hayattan asla çıkamazsın. Şaşkın gözlerle bana baktı. Sanırım ne anlatmak istediğimi anlayamamıştı. Anlayamazdıda zaten kime aşık olduğumdan haberi bile yoktu. - Çok merak ettim çocuğu, ne iş yapıyor? - Kusura bakma söylemek istemiyorum. - aaa nie mit ajanı falan mı? Tanıyor muyuz yoksa dedi ve güldü. - Keşke ajan olsaydı dedim ve güldüm. Kime aşık olduğumu kimseye söylemediğim gibi O’nada söylemedim. Halbuki söyleseydim anlatmak istediğimi anlayacaktı ama yapmadım. Yapamadım. ve bana şöyle dedi: - Aslında anlıyorum seni. Bunca zaman hayatıma çok kız girdi demiştim. Bunu marifet olsun diye söylemiyorum ama gerçek bu. Söylediklerinin çoğunda haklı olduğun kanısına vardım ama haksız olduğun noktalarda olabilir. Her erkein eksi bir yönü vardır - Ben sence eksi yönleri bilmiyor muyumdur ? - Mutlaka biliyorsundur. Senin aptal olduğunu düşünmedim zira. Hatta bir yarım saat daha konuşsak bu 22 yaşındaki sevimli kıza aşık olabilirim ama merak etme konuşuyoruz sadece dedi. Gözlerimi gözlerinden çekip ’’ kalkıyorum ben kusura bakmayın’’ dedim. Yeterdi bukadar muhabbet artık gitmeliydim. Bana baktı ve ’’ Sen çok iyi, çok kaliteli bir kıza benziyorsun ama her erkek korkaktır aslında. Senin onu çok sevdiğini hissettim. Sen onu böyle sevdikçe O sana asla gelmeyecektir. Bırak bence etrafına bak, dünya dönüyor, mutlaka beğenebileceğin başka erkekler vardır. Çok güzel bir kızsın, çok içten ve mantıklısın. Senin hayatına girip senden birşeyler öğrenebilecek insanları kendinden mahrum etmemelisin ’’ dedi Peki benim Ondan öğreneceklerim, öğrendiklerim ne olacaktı. Ben ölmedim ki hala nasıl vazgeçerdim. Beni sevmesini istedim çok gece haklıydı. Çok değer verdim. Hatta bazen mini etek giyip gitmediğim için çok kızdım kendime. Sonra yine kaybedecek olacağımı hatırlattım kendime ve yine güçlendim. O bilmiordu benim her sabah uyandığımda adını andığımı. Her dakika, her saniye, her an. Uyurken bile. O’na rüyamda bile dokunamadığımı bilmiyordu. Piskolojik olarak olamayacağımıza okadar çok inandırmıştım ki kendimi. Rüyalarımda bile göremiyordum. Bir fotoğrafı vardı bende. Bilgisayarımın yanında duruyordu. Her gece yatmadan önce bir kere öpüyordum sadece. Yaklaşık 2 ay önce o fotoğrafıda kaldırmıştım görebileceğim en uzak yere. Görmeyi bile yasakladım kendime hatta. 29 Şubat gecesiydi herşeyi anlayışım. Çok fazla ağladım. Hayatımda bir çok kez kaybetmiştim. Bu kaybediş ilk defa buncasına acı veriyordu. Sonra annemin sözü geldi aklıma ’’ davul dengi dengine çalar kızım ’’ . Hep kaderimle inatlaştım. Allah’a çok dua ettim olmadı. 29 Şubat akşamı beşiktaşta yürüdüm çok uzun süre. Daha önce yani 1 sene önce. Burda bu yolda yaşadıklarım geldi aklıma. Yine ağlamıştım. Korkmuştum. Şimdi yine aynı yoldaydım ama bu kez yapmadığımdan pişman olmuş bir şekilde gayette güzelim ama o yok. Sonra anladım geç kaldığımı. Hayat bazen bazı insana kapılarını açık bıraksada içeriye her zaman sokmuyor. Ben çok sevdim biliyorum ama isteyemem ondan beni sevmesini. Allah’m bir kere nasip etseydi eğer O’na sarılmayı oda yeterdi bana. Bu kez bana imkan, fırsat vermedi ikiside. Yapamadım. Sizler bilir misiniz? Görememek ne acı verir insana. Aramızda sadece 10 metre vardı halbuki 29 Şubattan birkaç gün önce. Etrafında duvarlar çevriliydi. Aşamadım. Yani ; Sanki kafamı çevirsem az ilerimde dokunabileceğim ama inat edip, onurlu davranıp asla dokunamadığım birisi vardı.
__________________ ♥---==-♥°° Ñè MuTlu VATANI Sevene°°♥-==---♥ |͇̿C͇̿¤̿ ͇̿| Ne MuTLu ••¤ TÜRKÜM ¤•• DiYeN'e ... ! |
| | |
| Site İçi Arama |
Site İçi Arama |